Turls in America
HomeAnalysisLast-4Washington’ın tarihî binalarına damgasını vuran Osmanlı’nın Saray Baş Mimarı, Çanakkale kahramanı Mihran Mesrobyan

Washington’ın tarihî binalarına damgasını vuran Osmanlı’nın Saray Baş Mimarı, Çanakkale kahramanı Mihran Mesrobyan

Washington’ın tarihî binalarına damgasını vuran Osmanlı’nın Saray Baş Mimarı, Çanakkale kahramanı Mihran Mesrobyan

Afyon’da 1889 yılında tüccar bir ailede dünyaya gelen Ermeni asıllı Mihran Mesrobyan, hem Çanakkale, Suriye ve Filistin ile Doğu Cephelerinde görev almış bir Osmanlı subayı, hem de Osmanlı İmparatorluğu ve ABD’de önemli eserlere imza atmış bir mimar. Mesrobyan’ın torunu Caroline Mesrobian Hickman, bir sanat tarihçisi ve Türkiye’nin Washington DC Büyükelçiliği Rezidansı’nın tarihi ve mimarisini anlatan kitapta da yazmış. Mesrobyan, bizlere bıraktığı değerli mimari eserlerin yanı sıra Ermenilerin Osmanlı’daki önemli katkılarını da simgelemektedir.

Asteğmen Mihran Mesrobian

Ağırlıklı olarak Müslümanların oturduğu Hacı Murat Mahallesi’nde büyüyen ve eğitim hayatına Afyon’daki en büyük Ermeni okulu Sahakyan Okulu’nda başlayan Mesrobyan, bu okulda matematik, resim, hattatlık ve inşaat dersleri alır. Bu dersler kariyerine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.

Müfredatı Avrupa eğitimine göre düzenlenen okulda dersler Türkçe, Ermenice, Fransızca ve İngilizce yapılmaktadır. Mesrobyan’ın çok iyi derecedeki Fransızca bilgisi, bugünkü adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Sanayi-i Nefise Mektebi`nde oldukça fayda sağlayacaktır; çünkü birçok hoca ya Fransızdır, ya da Paris’te eğitim görmüş Türklerdir.

Mezuniyetinin ardından 1909’da İzmir Belediyesi’ne Baş Mimar olarak tayin edilen Mesrobyan, şehirdeki pek çok mimarlık projesine imza atar. Ancak daha sonra bu binaların tamamına yakını 1922’deki büyük İzmir yangınında yok olur.

İzmir yıllarından sonra İstanbul’a Sultan Mehmed Reşad döneminde Saray Baş Mimarı olarak atanır. Mesrobyan, Osmanlı’nın ünlü mimar ailesi Balyanlardan Garabet Balyan’ın tasarladığı Dolmabahçe Sarayı da dâhil olmak üzere toplamda otuz Osmanlı sarayı, kasrı ve köşkünün restorasyonlarını gerçekleştirir. Aynı zamanda, Beyoğlu’nda birçok binanın restorasyonundan sorumlu olur ve bu dönem kariyerinin zirvesine ulaşır.

I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, İzmir’de evlenmesinden birkaç sonra askere çağrılır. İhtiyat Zabit Talimgâhı’nda eğitim süresini tamamlayarak Ekim 1914’de asteğmen olarak orduda hizmet vermeye başlar ve askerî mühendis olarak Çanakkale Savaşı’nda İstihkâm Alayı’nda görev yapar.

Sedgwick-gardens, Washington D.C.

Düşman konumlarının altında yeraltı tünelleri geliştirme, topografik haritalar oluşturma, yollar açma ve istihkâm işlerinden sorumludur. Birinci Dünya Savaşı’ndaki üstün hizmetlerinden dolayı Osmanlı ve Alman hükümetleri tarafından madalyalarla ödüllendirilen Mihran Mesrobyan, Suriye Cephesi’ndeki 6 ay esaretten sonra memleketi Afyon’a döner. Burada yaşayan annesi, babası, üç erkek ve bir kız kardeşiyle diğer akrabaları tehcire gönderilmiştir ve bir daha ailesine ulaşamaz.

Ağustos 1921’de eşi ve iki oğluyla birlikte ABD’ye göç etmeye karar veren Mesrobyan, başkent Washington DC’ye yerleşir ve bölgenin önde gelen mimarları arasında yer alır. Burada dönemin başta gelen gayrimenkul müteahhitlerinden, Washington’ın en gözde binalarını inşa eden Harry Wardman’ın Baş Mimarı olan Mesrobyan, şu anda St. Regis Washington, D.C. olarak hizmet veren Carlton Hotel, Dupont Circle Building, Hay-Adams Hotel ve günümüzde Marriott Wardman Park Hotel olarak hizmet veren Wardman Tower, Sedgwick Gardens gibi pek çok önemli binayı tasarlamıştır. Mesrobyan’ın mimarı olduğu yapılar Washington’ın sembol binaları haline gelmiştir. Art Deco tarzının önemli temsilcilerinden biri olarak mimarlık tarihindeki yerini alan Mesrobyan, tasarladığı binalara İslâm mimari motiflerini de uygulamıştır.

The St. Regis, Washington D.C.

Caroline Mesrobian Hickman, dedesi ve Türkiye’deki eserleriyle ilgili yaptığı proje kapsamında Afyon’u ziyaret etmiş, şöyle belirtmiştir:
“1915 olayları iki taraf için gerçekten zarar verici. Bugün birbirimize karşı soğuk olduğumuzu görüyoruz ve bu bir işe yaramıyor. Öfke, hoşnutsuzluk, dargınlık ve hakikatlere bakmak istememe, bunu her iki taraf için söylüyorum, bize ne kazandırdı? Bunun sonuç getiren bir şey olduğunu düşünmüyorum. Aileme olanlar için üzgünüm. Birinci Dünya Savaşı ve 1920`lerin başlarında perişan olan tüm Ermeniler, Yunanlar, Türkler için özellikle hiçbir şeyle ilgileri olmayanlar için üzgünüm. Onları unutalım demiyorum, hatırlamalıyız ama her iki taraf anlaşmalı ve birlikte yaşayabilmeliyiz.”

1] http://www.afyonnews.com/2019/03/01/afyonlu-osmanli-subayi-yuzbasi-mesrobyanin-hikayesi/
[2] https://www.ermenihaber.am/tr/news/2014/01/29/Çanakkale՛de-Osmanlı-İçin-Savaşan-Mihran-Mesrobian-İslam-Mimarisini-ABD՛ye-Taşıdı/22113
[3] https://en.wikipedia.org/wiki/Mihran_Mesrobian

Share With:
Rate This Article

isilacehan@turksinamerica.com

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.