Turls in America
HomeAnalysisLast-4Türkiye’nin ABD’deki, ABD’nin de Türkiye’deki ilk Büyükelçilik binaları aynı mimarın eserleri

Türkiye’nin ABD’deki, ABD’nin de Türkiye’deki ilk Büyükelçilik binaları aynı mimarın eserleri

Türkiye’nin ABD’deki, ABD’nin de Türkiye’deki ilk Büyükelçilik binaları aynı mimarın eserleri

Nisan ayını kapsayan Jazz etkinliklerinin son günü Türkiye’nin Büyükelçilik konutunda, Büyükelçi Serdar Kılıç’ın ev sahipliği ve Türkiye-ABD İş Konseyi’nin sponsorluğunda düzenlenen Ertegün Jazz Gecesi, Washington tarihindeki anlamı açısından oldukça önemliydi. Bu anlamlı gecede, yine Amerikan tarihinin kritik bir dönemine şahitlik etmiş olan Ben’s Chilli Bowl isimli restoranın sahibesi Virgina Ali, kendisi ve restoranının meşhur sandviçiyle bulunmaktaydı.

Ben’s Chilli Bowl , Venezuela yakınındaki Trinidad Adası’ndan Amerika’ya göç eden Müslüman Mahaboob Ben Ali tarafından Washington DC’de 1958’de kurulmuştur. Martin Luther King Jr. suikastını izleyen şiddetli sokak gösterilerinde açık kalmış, gösterileri bastıran polis, itfaiyeci ve siyahi aktivistlerin yemek alabilmelerini sağlamıştır. Bu yüzden de hem şehrin tarihi, hem de Afroamerikan Sivil Haklar hareketi için büyük bir anlam taşımaktadır ve özellikle ünlü siyahi simaların da uğrak yeridir.

İlki 2010’da dönemin Büyükelçisi Namık Tan tarafından başlatılan Ertegün Jazz konserlerinin, hem Türkiye, hem de ABD için yeri oldukça ayrı. Siyahlar ve beyazların aynı ortamda bulunmasının hayal dahi edilemeyeceği 1940’lı yıllarda, “Jim Crow yasaları”nın geçerli olduğu dönemde, iki genç kardeş Ahmet ve Nesuhi Ertegün’ün tepkilere aldırmadan bu binada ağırladığı siyahi jazz üstadları, Washington’da büyük yankı uyandırmıştır. Dönemin gazetelerine verdiği röportajlarda insanların eşitliği ve kardeşliğine vurgu yapan, Sufi bir ailenin mensubu Büyükelçi Münir Ertegün de oğullarının bu girişimini desteklemiştir.

ABD tarihine damga vuran Ertegünlerin, dönemin normlarına karşı müthiş duruşları kadar Büyükelçilik konutunun tarihi ve jazz konserinin gerçekleştiği, Osmanlı’dan izler taşıyan balo salonundan da bahsetmek gerekir; zira bu salonun dekorasyonu, villanın 1910’lardaki yapımında mimarın kendisi tarafından tasarlanmıştır.

1917-1927 yılları arasında, I. Dünya Savaşı nedeniyle kesintiye uğrayan Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinde, önce karşılıklı olarak Joseph C. Grew ve Ahmet Muhtar Bey’in Büyükelçi olarak atanmasıyla yeni bir döneme girilmişti. 1927-1934 yılları arasında görev yapan Ahmet Muhtar Bey ve 1934-1944 yılları arasında görev yapan Mehmet Münir Ertegün’e, 10 yıl boyunca kesilen ilişkilerin düzeltilmesinde büyük görev düşüyordu. Atatürk, ABD ile ilişkilere verdiği önemi New York’tan İstanbul’a ilk direkt uçuşu yaparak kesintisiz en uzak mesafe rekorunu kıran Russell Boardman ve John Polando’yu Yalova Köşkünde ağırlaması ve madalyayla onurlandırmasıyla da göstermişti.

Yeni dönemi yansıtacak görkemli bir Büyükelçilik binası arayışı

Yeni dönemin bir parçası da, yeni kurulmuş Türkiye’yi, gerçekleştirilen reformları Amerikan halkı ve politikacılarına anlatmaktı. Türkiye’nin güçlü imajının Amerikan kamuoyunda da kabul görmesi için, hem büyükelçilik işlerinin yürütülebileceği, hem de Türkiye’nin imajını yansıtacak iyi bir büyükelçilik binasına ihtiyaç duyuluyordu.

Şu anda konut olarak kullanılan, 1932’de ilk kiralandığında Türkiye Büyükelçiliği olarak hizmet veren binaya taşınılmadan önce Büyükelçi olarak atanan Ahmet Muhtar, bir bina arayışına girmişti. İlk başta, Afyonkarahisarlı Mihran Mesrobyan’ın mimarı olduğu Wardman Park Hotel’in bir kısmına yerleşen Türkiye Büyükelçiliği, daha sonra 1708 Massachusetts Avenue’da bulunan binayı kiraladı. Fakat buranın da alanı hem büyükelçilik işleri, hem de Büyükelçi ve çalışanlarının ikameti için yeterli değildi.

Beyaz Saray’dan daha görkemli bir ev

Nihayet, cam şişe üretiminde çığır açan Cleveland’lı zengin iş adamı Edward Hamlin Everett’in Sheridan Circle’da yaptırdığı villa için görüşmeler başladı. Everett 1929’da vefat ettikten sonra ikinci eşi olan Grace Burnap Everett binayı iki kızıyla birlikte burayı zaman zaman kullanmaktaydı.

Bu binanın arkasındaki tarih oldukça ilginç. Cleveland’da cam şişe ve petrol sektöründe zenginliğine zenginlik katan Everett, Washington sosyetesinde kendini göstermeye karar verir. Sheridan Circle sosyetesinin mimarı George Oakley Totten, Jr.’ı, kendisine bir ev yapması için 1909’da görevlendirir. Everett’in evi, Washington’un tüm ileri gelenlerinin evlerinden, hatta kendisi gibi bir Ohio’lu olan ve 1909’da Başkan seçilen William Howard Taft’ın oturduğu Beyaz Saray’dan bile daha görkemli olmalıdır. Totten’dan bu evin “Beyaz Saray kadar göz kamaştırıcı, ancak ondan daha güzel, daha pahalı, daha ihtişamlı bir konumda” olmasını ister.

Doğu Ekspresiyle İstanbul’a…

Everett’in evini tasarlamaya başlamadan bir yıl önce Mimar Totten’ın Osmanlı İmparatorluğu’nda geçirdiği dönem, kariyerinde dönüm noktası olmuştur. 1892’de Columbia Üniversitesi’nde mimarlık bölümünü bitiren Totten, aldığı bursla eğitimi için Paris’in École des Beaux Arts güzel sanatlar okuluna gider. Avrupa’da başlıca mimarlık kongrelerinde önemli bir rol oynar ve Viyana’da düzenlenen VIII. Uluslararası Mimarlık Kongresi’nden sonra meşhur Doğu Ekspresine atlayıp İstanbul’un yolunu tutar.

906’da ABD’nin Osmanlı’daki sefaretinin Büyükelçilik statüsüne yükseltilmesiyle Büyükelçi John G. A. Leishman, ABD’nin yeni statüsüne uygun bir bina yaptırmak istemektedir. 1870’lerde Cenevizli gemi imalatçısı Ignazio Corpi’nin Beyoğlu’nda kendisi için İtalyan mimarlara tasarlattığı ve ölümünden sonra ABD Sefareti tarafından kiralanan Palazzo Corpi’nin satın alınması için Kongre’yi 1907’de ikna eder. Buraya bir kançılarya binası da eklenmesini talep eder ve İstanbul’a henüz ayak basmış Totten’ın ABD Hükümeti tarafından bu iş için görevlendirilmesini ister.

1908 Jön Türk Devrimi ve Sultan Abdülhamid’in sağ kolu İzzet Paşa’nın yarıda kalan ev hayali

İstanbul’da kaldığı 6 hafta boyunca, Palazzo Corpi’deki ABD Büyükelçiliği konutunun içerisindeki yenilemeleri

Palazzo Corpi ve Totten’ın tasarladığı kançılarya binası

ve hemen arkasında inşa edilecek kançılarya binasının tasarımını Totten yapar. İnşaatı oldukça hızlı başlayan ve ilerleyen kançılarya binasının yapımı sırasında Sultan Abdülhamid’in sağ kolu, Vezir İzzet Holo Paşa ile de tanışır. İzzet Paşa’nın oğlu Mehmed Ali Bey, o sırada ABD’de Osmanlı’nın Washington Orta Elçisidir (henüz Büyükelçilik statüsüne yükseltilmediğinden Orta Elçi) ve Totten’la tanışıp görüşmektedir. İzzet Paşa ile tanışmaları bu vesileyle gerçekleşmiştir. İzzet Paşa’nın yeni yapılacak köşkünün planlarını da çizen Totten’ın Washington’adönmesinden kısa bir süre sonra Jön Türk Devrimi gerçekleşir ve İzzet Paşa İstanbul’dan, Büyükelçi oğlu Mehmed Ali Bey de Washington’dan kaçar. Planlanan köşkün inşası gerçekleşemez. Osmanlı hükümetine İstanbul’da modern binalar yapma teklifini sunan Totten’ın bu isteği de, Jön Türk Devrimi’yle sekteye uğrar. Mehmed Ali Bey 1932’de Suriye’nin Cumhurbaşkanı olur. 

Türk mimarisi büyüleyici!

İstanbul’dan ve şehrin mimarisinden oldukça etkilenen Totten, Washington’a döndüğünde İstanbul hakkında, üniversite ve kütüphanelerde bir dizi konferans vermeye başlar. İstanbul’un çarpıcı güzelliği ve mimari yapılarından övgü ve hayranlıkla bahseden Totten’ın konferansları, “Türk mimarisi büyüleyici” başlıklarıyla ABD basınında yer alır. İstanbul’da bulunduğu sırada yapımı tamamlanmakta olan, Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına yaptığı eserlerle damgasını vuran Mimar Vedat Tek’in tasarımı, Sirkeci’deki Büyük Postane binasının, Türk modern mimarisinin övgüye değer bir örneği olduğunu söylemiştir. Boğazın güzelliğini dünyada hiçbir yerin geçemeyeceğini, minarelerin şehrin siluetinde ihtişamla yükselişini, enfes mermer çeşmelerden çok etkilendiğini, camilerin mimari açıdan oldukça çarpıcı olduğunu, içlerine bir yabancının girmesi zor olsa da kendisinin pek çoğuna girip gördüğünü anlatır. 

İzzet Holo Paşa

İstanbul deneyimi, Totten’ın Everett için tasarladığı villada da etkili olacaktır. Beaux Arts mimari tarzında tasarladığı villanın balo salonunda duvara monte edilen, işlemeli bordo ipek kumaşlar Osmanlı’ya aittir. Yapımına 1910’da başlanıp, 1916’da tamamlanan villaya, önce Everett’in kayınvalidesinin, birkaç ay sonra da hanımının ölümü nedeniyle aile bir süre gidemez. Everett’in artık yasını bitirmesi gerektiğini düşünen, Washington sosyetesinin kraliçesi, Senatör John B. Henderson’ın eşi Mary Foote Henderson, ABD ve Avrupa’nın en iyi okullarında müzik eğitimi almış olan Grace Burnap’la tanıştırır ve çift 1920’de evlenir. Evliliklerinden sonra Sheridan Circle villasında verdiği partinin dışında, sürekli Avrupa seyahatlerinden fırsat bulup bu evde yaşayamazlar ve 1929’da Everett vefat eder. Vefatından sonra ikinci eşi ve kızları, 1932’de Türkiye Büyükelçiliği tarafından kiralanana kadar kışlarını bu evde geçirir.

Osmanlı’dan esintiler taşıyan binayı Türkiye satın alıyor

Everett’in ölümünden sonra birinci eşinden olan çocuklarıyla vasiyet yüzünden geçen mahkemeler sırasında Sheridan Circle’daki villada yaşayan Grace Burnap Everett, 1932’de davaları devam ederken burayı Türk Hükümeti’ne kiralar. 1936’da artık bu evde hiçbir zaman yaşamak istemediğine karar verir ve 1934’te Münir Ertegün’ün Büyükelçi olarak görev yaptığı sürede villayı, içerisindeki tüm eşyalar ve sanat eserleriyle $402,000’a satarak Vermont’taki evlerine döner.

İstanbul’da geçirdiği dönem sonrasında Totten’ın yaptığı, duvarlarına Osmanlı kumaşları yerleştirdiği villa, 20 yıl sonra Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği olur. Böylece hem Türkiye’nin ABD’deki ilk Büyükelçilik binası, hem de ABD’nin Türkiye’deki ilk Büyükelçilik binası aynı mimarın eserleri olmuştur. Ertegün Jazz Gecesi, Büyükelçilik konutumuzun dönemin norm ve yasalarına karşı sergilenen insani duruşun bir sembolü olduğunu, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerine ülkenin ilk kuruluşu sırasında da verdiği önemi ve iki ülke arasındaki tarihsel bağları yeniden hatırlatmıştır.

[1] Skip Moskey, Caroline Mesrobian Hickman, John Edward Hasse, The Turkish Ambassador’s Residence and the Cultural History of Washington DC, İstanbul: İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, 2013.

[2] The Washington Post, 6 Eylül 1908.

[3] Evening Star Sun, 28 Mart 1909.

Share With:
Rate This Article

isilacehan@turksinamerica.com

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.