Turls in America
HomeAnalysisSecond-3Kore Savaşı’nda bir Türk asıllı Amerikalı: William E. Alli

Kore Savaşı’nda bir Türk asıllı Amerikalı: William E. Alli

Kore Savaşı’nda bir Türk asıllı Amerikalı: William E. Alli

1950’den 1953’e kadar süren Kore Savaşı’nın başlamasının bugün 69. Yıldönümü. Bugün hem Türkiye’de, hem de ABD’de hayatta olan Kore gazileri ve onların çocukları, gazi anıtlarındaki törenlere katılıyor. Bu kanlı savaş iki ülkenin hafızasında pek çok hüzünlü anıyla yer alsa da, Türkiye ve ABD arasındaki tarihi işbirliği ve dostluğu yeniden hatırlatıyor.

Türkiye’nin ABD’nin yanında savaşa katılmasıyla Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasında 5.090 kişilik Türk Tugayının büyük kahramanlık gösterdiği ve 721 şehit verdiği savaşta, yürekleri ısıtan insan hikâyeler de elbette var. 2017’de bir “Ayla” filmiyle tekrar gündeme gelen Kore Savaşı’nda, Astsubay Süleyman Dilbirliği ve 5 yaşındaki Ayla ismini verdiği Koreli kız çocuğunun hikâyesi herkesi oldukça duygulandırmıştı.

Bu savaşın pek bilinmeyen hikâyelerinden birisi de ABD’ye 1900’lerin başında göç eden Türklerin çocuklarının da Kore Savaşı’nda Amerikalı askerler arasında olduğudur.

William Alli’nin çocukluğu ve Amerika’daki Türklerle anıları

Bu Türk göçmenlerin çocuklarından birisi de, babası Harput’tan Providence’a göç eden, daha sonra Worcester, Massachusetts’deki ve en son da Detroit, Michigan’daki Türklere katılarak ABD’de yaşamını kuran Sam Alli’nin (Hüseyin Kayma) oğlu William E. Alli’dir.

Yüzlerce Türk göçmenin yaşadığı Detroit, Michigan’da 1932’de dünyaya gelen William Alli, çocukluğunda Detroit’te babasının arkadaşı pek çok Türk göçmeni de tanımış. 9 yaşındayken Detroit’te bulunan Türk Kızılay Derneği’nin açtığı kahvehanede bulunan Türkler ondan II. Dünya Savaşı sırasında gazete okumalarını istermiş. “Bana bir kola ısmarlar, oturtur, Amerikan gazetelerini okuturlardı” diyor.

Pek çoğu genç yaşta işçi olarak ABD’ye gelen ve okuma yazma öğrenemeyen Türk göçmenlerin en çok merak ettikleri şey de gazetelerde Türkiye hakkında ne yazıldığı olurmuş. “Onlara ne yazdığını açıklamaya çalıştığımda tartışmaya başlarlar, sonra ‘bu daha çocuk, nerden bilecek’ derlerdi” diyor.

“Olup biteni anlayacak düzeyde değildim elbette ama onlara yine de kendimce açıklardım” diye ekliyor. II. Dünya Savaşı’nda tüm gazeteleri Türk göçmenlere okuyup açıklayan Bill Alli, “ilk okulda II. Dünya Savaşı sırasında özellikle Avrupa’da ne olup bittiğini en iyi bilen çocuk bendim, gazeteleri okumak bana büyük bir bilgi gücü verdi” diyor.

“Babamdan her zaman eğitim için çok çaba sarf etmem gerektiğini öğrendim” diye anlatıyor babasını. Baba Sam Alli, ona fabrikada çalışmamasını, okuması gerektiğini aşılamış. 1940’lı yılların sonunda II. Dünya Savaşı bitip de ABD’ye Türk öğrenciler gelmeye başladığında onlardan Michigan Üniversite’sine mühendislik okumaya gelen birisini oğlu William’a Türkçe öğretmesi için tutmuş.

Kore Savaşı ve William Alli’nin Türk Tugayındaki günleri

18 yaşında Kore Savaşı’nda deniz piyadesi olan William Alli, Türk Tugayını görmeyi o kadar istemiş ki, özellikle Tugayın bulunduğu batı tarafına gitmiş. Türkler önce onun kim olduğunu anlayamamışlar. Birleşmiş Milletler güçleri arasında da Doğu Avrupalı askerlerin, Amerikalı asker üniformaları giyip casus olarak sızabilecekleri dedikoduları dolaşırken Bill Alli’nin ortaya çıkması TürkTugayında da epey şüpheyle karşılanmış.

Bill Alli’nin kim olduğunu anlayamayan Türk Tugayının tercümanı Amerikalı subayla aralarında İngilizce şöyle bir diyalog geçmiş:
-Sen kimsin?
-Birinci sınıf er William Alli, İkinci Tabur, Birinci Deniz Piyade Tümeni
-Burada ne yapıyorsun?
-Türkleri ziyarete geldim.

Kafası karışmış gibi görünen Amerikalı Subay, Türk askerlerle Türkçe bir şeyler konuştuktan sonra Türklerin de suratlarının asıldığını söylüyor.

Kendisini askeri ciplerden birisine bindiren subay “kampımıza dönüyoruz, bizimle geliyorsun” demiş. Kampta onu bir çadıra soktuktan sonra silahını doğrultup, William Alli’nin silahını almış ve tutuklamış.

Kimlik tespiti için kimliğini alan Amerikalı subay, bir süre sonra gülümseyerek gelmiş “artık temizsin, kimliğini teyit ettik” demiş.

18-19 yaşlarındaki Türk erleri arasında yerini alan William Alli, “babamın Amerika’ya bu yaşlarda geldiğinde nasıl göründüğünü onlara bakarak anlıyordum” diyor.

“Merhaba!”
Türk Subay, William Alli’ye “onlara bir şey söyle” deyince, askerlere dönerek gülümsemiş ve “Merhaba!” demiş.

Tüm Türk erler de hep birlikte güçlü bir sesle “Sağ ol!” deyince William Alli biraz ürküp bir-iki adım geriye sıçramış, tüm askerler kahkahaya boğulmuşlar.

Onlara babasının Türk olduğunu, bir gün Türkiye’ye gitmek istediğini anlatan William Alli’yi Türkler 3 gün boyunca sanki kayıp kardeşlerini bulmuş gibi ağırlamışlar. “Bu öyle bir misafirperverlikti ki, en soğuk kalbi bile ısıtırdı” diyor.

William Alli, Türk Tugayının çok iyi aşçıları olduğunu, babasının yemekleri gibi harika Anadolu yemekleri yaptığını söylüyor. Özellikle bol et ve sebzeyle yapılmış güveçler, Türk usulü yapılmış ekmeklerden William Alli övgüyle söz ediyor.

Türk Tugayına veda…

Türk Tugayıyla geçirdiği 3 günün sonunda son sabah kahvaltısından sonra ayrılmaya hazırlanan William Alli’ye Türk askerler pek çok hediye vermiş. Çoğu fotoğraflarını hediye edip ve adreslerini vererek bir gün Türkiye’ye geldiğinde misafir etmek istediklerini söylemişler.

Hediyelerden birisi de Ay-Yıldızlı Türk Tugayı armasıymış. Askerlerden ikisi özel yapım, kaplamalı hançerlerini William Alli’ye hediye etmiş. Hançeri veren asker, William Alli düşünmeden almak için uzanınca “birisi bir hançer hediye ederse, o hançer halen elindeyken düşünmeden alma!” diye de tembih etmiş. “Bana küçük kardeşi gibi ders verdi, benim iyi niyetli olduğumu anlayıp kötü bir insandan gelebilecek tehlikelere karşı uyardı” diye anlatıyor William Alli.

Ayrılırken onu duygulandıran hediyelerden ikisi de biri kağıda yazılmış, diğeri de boyuna asılan muska içindeki dualarmış. “Hangi dine inandığımı sormadılar, ama beni dualarla korumak istediler” diyor.

William Alli’nin yanında olan tek şey Türkçe öğrenme kitabıymış ve ayrılırken hediye olarak bunu bırakmış. “Belki birisi ileride bu kitaptan İngilizce öğrenmiştir” diye anlatıyor.

William Alli’nin Türkiye’ye gelişi

Dışişleri Bakanlığı’nın bir diplomatı olan William Alli, 1954’te Türkiye’yi ilk kez ziyaret ederek Harput’taki kuzeni ve akrabalarıyla görüşmüş. Türkiye’ye 1972’de gittiğinde de Kore Savaşı Gazileri Derneğini de ziyaret etmiş ve onursal üyesi olmuş. “Kore Savaşı’nda gördüğüm aynı misafirperverliği bana bu ziyaretimde de gösterdiler” diyor.

Washington DC’deki Kore Savaşı Gaziler Anıtını bugün ve her 25 Haziran’daki ziyaretinde hem Amerikalı hem de Türk arkadaşlarını, gazi ve şehitleri anıyor. William Alli’nin Kore Savaşı anıları üzerine yazdığı “Too Young for a Forgettable War” (Hatırlanması Zor Bir Savaş İçin Çok Genç) isimli kitabı bulunuyor.

Not: Beni William Alli ile tanıştıran Turkish Coalition of America Direktörü Dr. Nilsu Gören’e teşekkürlerimle…

Share With:
Rate This Article

isilacehan@turksinamerica.com

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.