Turls in America
HomeAnalysisLast-4ABD’nin İslâm mimarisiyle yapılan ilk camisindeki Türk eserleri ve Büyükelçi Münir Ertegün

ABD’nin İslâm mimarisiyle yapılan ilk camisindeki Türk eserleri ve Büyükelçi Münir Ertegün

ABD’nin İslâm mimarisiyle yapılan ilk camisindeki Türk eserleri ve Büyükelçi Münir Ertegün

Bugün ABD’deki Müslümanlar, dünyanın her yerinde olduğu gibi, Ramazan Bayramı’nı kutluyor. Başkent Washington’da ise pek çok Müslüman, Washington İslam Merkezi (Islamic Center of Washington) veya Diyanet Amerika Merkezi’nde (Diyanet Center of America) bayram namazıyla bu önemli güne başlayacak.

Başkentte bulunan bu iki görkemli yapı, sadece birer ibadet merkezi değil, İslâm dininin de ABD’deki varlığının önemli sembolleri. Washington İslâm Merkezi yapılmadan önce ABD’nin Detroit, Chicago gibi Müslümanların yoğunlukta bunduğu şehirlerinde cami bulunmaktaydı ancak bunlar oldukça küçük, daha çok mescid olarak nitelendirilebilecek yapılardı. Washington’da, üstelik Müslüman ülkelerin de dâhil olmak üzere pek çok devletin dış temsilciliklerinin bulunduğu Massachusetts Avenue’da İslami mimariye sahip görkemli bir cami inşası ilk kez Washington İslâm Merkezi’nin yapılışıyla gerçekleşti.

11 İslâm ülkesi, tek amaçta birleşti

Bugüne kadar belki de bu sayıda İslam ülkesini tek amaç uğrunda birleştiren hiçbir proje olmamıştır. 1945’te Washington Camii projesini başlatan, ABD’de diplomatik temsilcilikleri bulunan 11 Müslüman ülkeydi: Türkiye, Mısır, Afganistan, Endonezya, İran, Irak, Ürdün, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye ve Yemen.

Washington Camii, Filistin asıllı Amerikalı işadamı A. Joseph Howar ve Washington’da bulunan Müslüman diplomatların ortak bir çabasının sonucu ortaya çıkmıştı. Ancak, camiye ilham veren, efsanevi Büyükelçimiz Mehmet Münir Ertegün idi.

Meşhur Atlantik Records’ın kurucusu Ahmet Ertegün’ün de babası, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mehmet Münir Ertegün, şimdiki Büyükelçilik rezidansının bulunduğu Sheridan Circle’daki binada 31 Ekim 1944’te kalp krizi geçirmiş, 12 gün sonra, 11 Kasım 1944’te vefat etmişti.

Münir Ertegün vefatının birkaç ay öncesinde Washington’da Kordiplomatik Duayeni olarak görev yapmaya başlamıştı. Ülkedeki tüm büyükelçilerin sözcüsü olarak oldukça prestijli bir konuma gelen Büyükelçi Ertegün olmadan hiçbir resmi tören başlamıyor, o ayrılmadan da sonlanmıyordu. Bu sayede Türkiye Büyükelçiliği de diplomatik çevrede oldukça önemli bir rol oynayacaktı.

Münir Ertegün aynı zamanda bir Sufi Şeyhin, İbrahim Edhem Efendi’nin torunuydu. Kordiplomatik Duayeni olduğunda kendisiyle yapılan bir röportajda sakin, mütevazı bir filozof, tüm insanların kardeşliğine inanan dindar bir Müslüman olduğu yazılmıştı. Ertegün o röportajda, devam etmekte olan II. Dünya Savaşı üzerine “savaşlar, insanlar için aynı diğer hastalıklar gibidir, bir gün bunun da tedavi edileceğine inanıyorum” demişti.

10 yıllık büyükelçiliği süresince pek çok başarı göstermiş, siyahi Amerikalılar hiçbir yerde beyazlarla yan yana bulunamazken onlara büyükelçiliğin kapılarını açmış, sadece diplomatların değil, pek çok kişinin de saygısını kazanmıştı. Ertegün’ün yaşamı kadar, vefatı da Washington’da büyük ve kalıcı bir eserin ortaya çıkmasına vesile olacaktı…

Büyükelçi Münir Ertegün’ün cenaze namazı meselesi

ABD’de oldukça saygı duyulan Ertegün’ün cenaze töreni, aralarında önde gelen diplomatlar, politikacılar, iş adamlarının da olduğu çok sayıda kişinin katılımıyla Sheridan Circle’daki Büyükelçilik binasında gerçekleşmişti. Bu törene katılan Müslümanlar, cenaze namazının kılınacağı doğru düzgün bir cami olmadığını en çok o zaman hissetmişti. Filistin asıllı Amerikalı iş adamı A. Joseph Howar, Mısır Büyükelçisi Mahmud Hasan Paşa’ya “böyle büyük bir Müslüman’ın cenaze namazını kılacak doğru düzgün bir cami olmaması ne büyük utanç” demişti.

Bir cami yapılması fikrini ilk ortaya atan Howar, çok geçmeden bir komite oluşturdu, kendisi ve eşi de bu iş için ilk para katkısında bulunan kişiler oldu. Oluşturulan bu küçük komite, kısa bir süre sonra Washington Camii Vakfı olarak resmen faaliyete geçirildi. Howar mali işler sorumlusu, Mahmud Hasan Paşa da başkanı olarak seçildiler.
Toplanılan parayla nihayet Massachusetts Avenue’da, o zamanlar Türkiye’nin basın ataşeliğinin bulunduğu, şu andaki Türkiye Büyükelçilik kançılaryasının hizmet verdiği yerin hemen birkaç metre ilerisindeki araziyi 1946 yılında satın aldılar.

Washington Camii projesinin fonları, Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan, Endonezya, İran, Irak, Suriye ve Yemen, Aramco petrol şirketi ile Los Angeles, Detroit ve New York’taki Müslüman ve Arap topluluklarının diplomatik misyonlarından geldi.

İnşaat, 1951’de ABD Dışişleri Bakanlığı’nın camiye 41 ton çelik tahsis edilmesine izin vermesi ile başladı. Kore Savaşı nedeniyle malzeme sıkıntısından o sene 62 kilisenin inşaatına izin verilmemişti.

Mağribi tarzı caminin tasarımını uluslararası üne sahip ve Mısır’da da birkaç cami inşa etmiş olan İtalyan mimar Mario Rossi yapmıştı. Katkıda bulunan ülkelerden gelen hediyeler, caminin mimari dekorasyonuna ustalıkla uygulandı.

Projeyi gerçekleştiren ülkelerin camiye hediyeleri ve Türkiye’den gelen çiniler

Mısır, camiye girişte göz kamaştıran bir bronz avize (topkandil) ve minber bağışladı, caminin duvarları ve tavanındaki Kur’an ayetlerini yazan uzmanları gönderdi. Halen camide bulunan halılar, Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin hediyesi olarak İran’dan geldi. Malezya kubbeyi, Fas vitray camları, Pakistan gönderdiği cömert maddi yardımların yanı sıra yerden tavana kadar uzanan kadife duvar perdelerini, Afganistan mihraba yerleştirilen yarı değerli taşları hediye etti.

Türkiye ise iki levha ile caminin içerisini ve mihrabı tamamen kaplayan çinileri hediye edecekti. 1955’te İstanbul Valisi ve Belediye Reisi olarak görev yapan Prof. Fahrettin Kerim Gökay, Hz. Muhammed’in ve dört Halifenin isimlerini yazdırdığı levhaları gönderdi. Aynı yıl, büyük çini ve seramik üstadı Hakkı İzzet, İstanbul’da yaptığı 700 Türk çinisini Washington’a getirdi ve bu çiniler onun gözetiminde yerleştirildi.

Türk basınında da büyük yankı bulan Washington Camii inşaatını, 1954’te Pakistan Büyükelçisi Muhammed Ali ziyaret ettiğinde, caminin diplomatlarının bir fotoğrafını çekmek istemiş, fotoğrafta Türkiye’nin Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin de bulunmuştu.

Washington Camiinin açılışını ABD Başkanı Dwight Eisenhower gerçekleştirdi

28 Haziran 1957’de gerçekleşecek caminin açılışını Başkan Dwight Eisenhower’ın yapacağı ABD ve Türkiye basınında da yer bulmuştu. Açılışa eşiyle gelen Eisenhower’ın camiye girerken kendisi ve eşinin ayakkabılarını çıkardıkları fotoğraf, Türk ve diğer Müslüman ülkelerin basınında da camiyle ilgili en çok ilgi gören kare olarak yerini aldı.

Eisenhower’ın cami açılışı konuşması ise, caminin yapımında yer alan Müslüman ülkeler kadar ABD’de de geniş yankı bulmuştu.

15 Müslüman ülkenin diplomatik temsilcileriyle bulunduğu açılış konuşmasına, İslâm milletleriyle ABD’nin uzun yıllar dostluğu olduğunu ve bu dostluğun her iki taraf için de faydalı olduğunu söyleyerek başlayan Eisenhower şöyle devam etti:

“Washington İslam Merkezi’ni finanse eden 11 ülkenin asırlardır medeniyetin inşasında önemli payları ve insanlığın ilerlemesine büyük katkıları vardır. Tıptaki önemli keşiflerden astronominin en yüksek düzeylerine kadar Müslümanların zekası tüm insanlığın kültürüne çok şey katmıştır.”

ABD’nin Soğuk Savaş politikası olarak da desteklediği cami projesinin bugün bahçesinde 20 Müslüman ülkenin bayrağı dalgalanmaktadır. Washington Camii, pek çok ülke büyükelçiliğinin bulunduğu “Embassy Row”da hem Büyükelçimiz Münir Ertegün’ün ve Türkiye’nin anısını yaşatıyor, hem de ABD’de Müslümanların varlığının ve tarihinin en güzel örneği olarak başkentte ziyaretçilerini karşılıyor.

Share With:
Rate This Article

isilacehan@turksinamerica.com

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.